AMH Düşüklüğü Belirtileri Nelerdir?

Bir sorunuz mu var?

Uzmanlarımız aklınızdaki soruları yanıtlamaktan mutluluk duyar.

Oldukça karmaşık bir yapıya sahip olan kadın üreme sistemi iç organlar ve dış organlar olarak sınıflandırılan birçok organdan meydana gelmektedir. Ayrıca kadın üreme sisteminin görevleri arasında yer alan yumurtlama, gebeliğin oluşumu ya da gebeliğin devamı gibi durumlar bu organların bir arada ve uyum içerisinde çalışması ile gerçekleşebilmektedir. Vücudumuzda yer alan birçok organın fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi için nasıl ki hormonlara ihtiyacı var ise aynı durum kadın üreme sistemi için de geçerlidir. Hatta hormonlar kadın üreme sisteminin görevlerini yerine getirebilmesi için çok büyük önem taşımaktadır. Öyle ki bu hormonlarda meydana gelebilecek herhangi bir problem üreme sistemini, yumurtlamayı ya da doğurganlığı direkt olarak etkileyebilmektedir. Kadın üreme sisteminde ise farklı etkilere sahip ve farklı görevlerde rol oynayan birkaç hormonlar bulunmaktadır. Bu hormonlardan biri de kısaltılmış hali ile AMH olarak bilinen Anti-müllerian hormonudur. AMH hormonu kadınlarda yumurtlama görevinde yer alan ayrıca kadınlarda üreme sağlığı ile ilgili bilgi vermesi açısından çok önemlidir. Gerçekleştirilen AMH testi sayesinde kandaki AMH seviyesi ölçülebilmekte ve bu seviyelere göre kadın üreme sisteminde herhangi bir sağlık problemi var ise belirlenebilmektedir. AMH testi sonrasında karşılaşılabilecek durumlardan biri de AMH düşüklüğüdür. Özellikle doğal yollar ile gebeliğin oluşmadığı durumlarda AMH düşüklüğü karışılabilen durumlar arasında yer almaktadır. Bu yüzden AMH düşüklüğü ya da AMH düşüklüğü belirtileri merak edilen ve araştırılan konular arasında yer almaktadır. 

Yazımızda ise hem AMH hem de AMH düşüklüğü hakkında detaylı bilgi sahibi olmanızı sağlayacak AMH düşüklüğü nedir, nasıl anlaşılır ve AMH düşüklüğü ile nasıl başa çıkılabilir sorularına detaylı cevaplar vermeye çalışacağız. 

amh-dusuklugu-nedir

AMH Düşüklüğü Nedir?

Gebeliğin doğal yollar ile oluşmadığı yani infertilite tanısının söz konusu olduğu durumlarda gebeliğin oluşmasına engel olan durumlar araştırılır. İnfertilite ya da bilinen diğer adı ile kısırlık, birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilen bir durumdur. Ancak genel olarak bakıldığında erkek infertilitesinde problem çoğu zaman sperm sağlığı ile ilgilidir. Kadın infertilitesinde ise yumurtalıklar, yumurta rezervi ve rahim ile ilgili sağlık problemleri ön plana çıkar. Özellikle son zamanlarda kadın infertilitesinde en sık karşılaşılan durumlardan biri ise yumurta rezervlerindeki düşüştür. AMH testi ise kişiden kan alınarak gerçekleştirilen ve kadın üreme sisteminde bulunan yumurta rezervi hakkında bilgi sahibi olmayı sağlayan son derece önemli bir testtir. AMH testi ve testin bir sonucu olarak AMH düşüklüğünü daha iyi anlayabilmek için ise AMH hormonunun kadın üreme sistemindeki görevini anlamak gerekir. 

Gebelik ile birlikte oluşan fetüs erkek genlerine sahip ise gebeliğin ilk haftalarında fetüsün testislerinden AMH yani Anti-müllerian hormon salgılanır. Bu hormonun salınımı ile müller adı verilen kadın rahim veya vajina gibi kadın üreme sistemi organlarının fetüste gelişimi engellenmiş olur. Böylece fetüste erkek üreme sistemi gelişirken çift cinsiyet de engellenmiş olur. Eğer anne karnındaki fetüs kız ise AMH salınımı gerçekleşmez ve kadın üreme sistemi organları gelişir. Ancak AMH hormonu testislerden salgılandığı gibi aynı zamanda yumurtalıklarda yer alan hücreler tarafından da salgılanmaktadır. Bu yüzden gebeliğin 36. haftasında yumurtalıkların gelişimi ile kız fetüste de AMH salınımı başlar. Menopoz dönemine kadar yani yumurtalar var olduğu müddetçe devam eden bu salınım yumurta rezervi hakkında bilgi verdiği gibi gebeliğin oluşumu için de son derece önemlidir. Çünkü AMH hormonu hangi yumurtaların büyüme hızını etkileyerek hangi yumurtanın döllenmeye hazır olduğunun belirlenmesinde rol oynamaktadır. Kadınlarda AMH hormonunun salınımının başlamasıyla birlikte üreme çağının başlaması yani ergenliğe kadar olan dönemde kandaki AHM seviyesi 50 ngS/ml seviyesindedir. Üreme çağının başlamasıyla birlikte ise 1.5 ila 4 ng/ml aralığında olması beklenir. Eğer söz konusu değer 1,5 ng/ml altında ise bu durum AMH düşüklüğü olarak tanımlanmaktadır. 

amh-dusuklugu-nasil-anlasilir

AMH Düşüklüğü Nasıl Anlaşılır?

Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan tanımlamaya göre çiftlerin korunmasız ve düzenli olarak cinsel ilişkiye girmelerine rağmen gebelik oluşumu söz konusu değil ise bu durum infertilite olarak tanımlanmaktadır. İnfertilite kadın ve erkeklerde farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Kadın infertilitesinde nedeni belirlemek için yapılan değerlendirmelerde ise öncelikle yumurta rezervleri ve yumurtalıkların işlevini yerine getirip getirmediği kontrol edilmektedir. Ayrıca ilk akıllara gelenlerden biri de AMH düşüklüğüdür. AMH düşüklüğünü en net şekilde anlayabilmenin yolu ise uygulanan AMH testidir. Kişiden alınan kandaki AMH seviyesinin incelenmesi ile gerçekleştirilen AMH testi, kadınlarda yumurta rezervi hakkında bilgi veren son derece önemli bir testtir. Üreme çağındaki kadınlarda AHM değerinin 1.5 ila 4 ng/ml seviyesinde olması beklenir. Ancak test sonuçlarına göre:

  • AMH > 4 ng/ml : Yüksek
  • AMH 1.5-4 ng/ml : Normal
  • AMH < 1.5 ng/ml :  Düşük 
  • AMH <0.5 ng/ml : Çok Düşük 

Olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda da görüldüğü üzere eğer AMH değeri 1,5 ng/ml altında ise AMH düşüklüğü söz konusudur. Ayrıca bazı AMH düşüklüğü belirtileri de test uygulanmasını sağlayarak AMH hormonu düşüklüğünün anlaşılmasına neden olabilmektedir. 

Aslında genel olarak bakıldığında AMH düşüklüğü belirtileri olarak tanımlanan belirtiler yumurta rezervlerinin azalmasıyla birlikte östrojen hormonunun da azalmaya başlaması ile ortaya çıkan belirtilerdir. Sağlıklı bir üreme sistemine sahip olan kadınlarda 21 ile 35 gün aralıklarla görülen regl kanamaları süresi yumurta rezervlerinin zamanla azalmasıyla birlikte giderek kısalmaktadır. Bu yüzden AHM düşüklüğü belirtisi olarak ilk olarak iki regl kanaması arasındaki sürenin azalması gösterilebilir. Ayrıca tıpkı yumurta rezervlerinin azalmasına bağlı olarak gelişen menopoz dönemi belirtileri gibi kişide vajinal kuruluk, sıcak basması ya da libidoda düşüş gibi belirtilere neden olabilmektedir. 

AMH Düşüklüğü ile Başa Çıkılabilir mi?

AMH düşüklüğü tanısı alan kadınların en çok merak ettiği sorulardan biri de bu durum ile başa çıkabilir mi sorusudur. Bu yüzden tanı almış birçok kadın aynı zamanda AHM değeri yükseltilir mi sorusunu da sıkça araştırmaktadır. Ancak yumurta rezervlerine bağlı olarak salgılanan bir hormon olan AHM, yumurta rezervlerinin azalmasına bağlı olarak azalmaktadır. AHM düşüklüğü de buna bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Azalan yumurta rezervlerinin herhangi bir ilaç, hormon tedavisi ya da cerrahi müdahale ile tekrar yükseltilebilmesi mümkün değildir. Ancak yine de AMH düşüklüğünde az miktarda da olsa da yumurta rezervi söz konusu olduğu için yardımcı üreme teknikleri sayesinde çiftler bebek sahibi olabilmektedir. Bu yardımcı üreme tekniklerinin başında ise tüp bebek tedavisi gelmektedir. Tüp bebek tedavisi en basit tanımı ile anne adayından alınan yumurta ile baba adayından alınan sperm hücresinin, laboratuvar ortamında döllenerek elde edilen embriyonun, anne adayının rahmine transfer edilmesi işlemidir. Günümüzde AHM düşüklüğü tanısı almış birçok kadın tüp bebek tedavisi sayesinde başarılı bir şekilde bebek sahibi olabilmektedir. 

Kalem Bebek ekibi olarak bu yazımızda, “AMH düşüklüğü belirtileri” konusu hakkında en çok merak edilen ve araştırılan sorular ile ilgili detaylı bilgiler vermeye çalıştık. Tüp bebek tedavi süreci ve AMH düşüklüğü belirtileri konusunda daha detaylı bilgi alabilmek için buraya tıklayarak internet sitemizi ziyaret edebilir dilerseniz görüşme için randevu oluşturabilirsiniz. 

Paylaş :