Sekonder İnfertilite: İkinci Kez Anne ve Baba Olma Şansı

Bir sorunuz mu var?

Uzmanlarımız aklınızdaki soruları yanıtlamaktan mutluluk duyar.

İnfertilite ya da bilinen diğer adı ile kısırlık, milyonlarca insanı etkileyen üreme sağlığı ile ilgili en önemli problemler arasında yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan tanımlamaya göre, çiftler bir yıl boyunca korunmasız olarak ve aktif bir şekilde cinsel ilişkiye girmesine rağmen gebelik oluşumu söz konusu değil ise bu durum infertilite olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca bu 1 yıllık süre 35 ve 35 yaş altı kadınlar için geçerlidir. Kadınlarda ilerleyen yaşla birlikte yumurta sayısında yaşanan azalmadan dolayı 35 yaş üstü kadınlarda bu süre 6 ay iken 40 yaş üstü için ise 3 ay olarak belirlenmiştir. Dünya Sağlık Örgütü her geçen sene daha da artan infertilite ile ilgili çeşitli düzenli olarak araştırmalar yapmaktadır. Bu araştırmalara göre ise dünya üzerinde yaşayan çiftlerin neredeyse %25’i infertilite tanısı alırken her 6 kişiden 1’nin infertilite tanısı alarak doğal yollar ile bebek sahibi olmadığı belirlenmiştir. İnfertilite oranının bu kadar yüksek olmasında birçok farklı faktör bulunsa da hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilen bir durum olması da görülme oranının yüksek olmasında etkilidir. Oldukça geniş bir kavrama sahip olan infertilite kadın infertilitesi, erkek infertilitesi, primer infertilite ya da sekonder infertilite gibi farklı başlıklar altında incelenmektedir. 

sekonder-infertilite-nedir

Sekonder İnfertilite Nedir?

Günümüzde bebek sahibi olmak isteyen birçok çift doğal yollar ile gebeliğim oluşumu noktasında çeşitli zorluklar ile karşılaşmaktadır. Her ne kadar gebeliğin doğal yollar ile oluşmasını engelleyen farklı nedenler bulunsa da en önemli nedenlerin başında ise infertilite yani bilinen diğer adı ile kısırlık gelmektedir. Son zamanlarda artan çevre ve hava kirliliği, koruyucu ve katkı maddeli besinlerin tüketimi, hareketsiz yaşam tarzı ve stres oranının her geçen gün artmasıyla birlikte çiftlerde infertilite oranı her geçen gün artmaktadır. Öyle ki Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan son çalışmalarda her 100 çiften 15’nin infertilite varlığına bağlı olarak doğal yollar bile bebek sahibi olamadığını belirlemiştir. 

Eğer söz konusu infertilite, kadın üreme sistemine bağlı olarak ortaya çıkan bir durum kadın infertilitesi olarak tanımlanır. Aynı şekilde erkek üreme sistemine bağlı olarak ortaya çıkmış ise erkek infertilitesi olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca bu tanımlamalar dışında infertilite primer infertilite, sekonder infertilite ve açıklanamayan infertilite gibi başlıklar altında da incelenmektedir. Doğal yollar ile bebek sahibi olamayan çiftlerde yapılan bütün muayeneler, testler ya da değerlendirmeler sonucunda çiftte, gebeliğin doğal yollar ile oluşmasına engel olacak bir durum belirlenememiş ise bu durum açıklanamayan infertilite olarak adlandırılır. Primer infertilite ise çiftlerin bir sene boyunca korunmasız olarak cinsel ilişkiye girmesine rağmen doğal yollar ile bebek sahibi olmaması olarak tanımlanır. 

Yazımıza konu olan sekonder infertilite ise en basit tanımı ile daha önce doğal yollarla gebelik oluşuma rağmen sonrasında doğal yollar ile gebeliğin oluşmaması durumudur. Daha detaylı bir şekilde anlatmak gerekirse, çiftte daha önce doğal yollar ile gebelik oluşmuş ise bu gebelik doğumla veya düşük ile sonlansa bile sonrasında doğal yollar ile gebelik oluşmuyor ise sekonder infertilite durumu söz konusudur. Sekonder infertilite, kadın üreme sistemindeki ya da erkek üreme sistemindeki sağlık sorunlarına bağlı olarak her iki tarafta da görülebilen bir durumdur. 

sekonder-infertilite-neden-olusur

Sekonder İnfertilite Neden Oluşur?

Sekonder infertilite ilgili belki de en çok merak edilen ve araştırılan sorulardan birisi sekonder infertilite neden oluşur sorusudur. Çünkü primer infertilitenin söz konusu olduğu durumlarda çiftlerde herhangi bir gebelik oluşumu söz konusu değildir. Ancak sekonder infertilite de daha önce gebeliğin var olması çiftler için kafa karıştırıcı olabilmektedir. Doğal yollar ile gebeliğin oluşmasından sonra gebelik doğumla veya düşükle sonlansa bile sonrasında kadın ve erkek üreme sisteminde meydana gelen sağlık problemleri gebeliğin doğal yollar ile oluşmasına engel olarak sekonder infertiliteye neden olabilir. Sekonder infertilitenin nedenlerine genel olarak bakacak olursak ise primer ve sekonder infertilite nedenlerinin benzerlik taşıdığını söyleyebiliriz. 

Sekonder infertilite nedenlerden kısaca bahsedecek olursak bu nedenlerin başında öncelikle kadınlarda ilerleyen yaş gelmektedir. Çünkü kadınlarda ilerleyen yaşla birlikte yumurta rezervi azalmakta ve gebeliğin oluşma ihtimali de azalan yumurta sayısıyla birlikte düşmektedir. Ayrıca kadınlarda polikistik over sendromunun varlığı, erken menopoz, vajinusmus, fallop tüplerinin tıkanması ve tekrarlayan düşük doğumlarda sekonder infertilitenin nedenleri arasında yer almaktadır. Her ne kadar sekonder infertilitenin genellikle kadın üreme sisteminden kaynaklandığı düşünülse de erkeklerde de sekonder infertilite ortaya çıkabilmektedir. Sperm sayısındaki düşüş, varikosel varlığı, alkol ve sigara tüketimi ya da sperm kalitesindeki bozulma erkekte sekonder infertilite nedenleri arasında gösterilmektedir. Ayrıca sekonder infertilite genel olarak bu nedenlere bağlı olarak ortaya çıksa da  aslında sekonder infertilite nedenleri oldukça geniş bir yelpazeye sahiptir. Kadın ve erkek her ne kadar daha önce doğal yollar ile bebek sahibi olsalar da birçok risk faktörünün üreme sistemini olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

sekonder-infertilite-tanisi

Sekonder İnfertilite Tanısı?

Çiftlerde daha öncesinde doğal yollar ile gebelik oluşumu söz konusu ise ve sonrasında 1 yıllık süreçte korunmasız, aktif olarak cinsel ilişkiye girmelerine rağmen gebelik oluşumu söz konusu değil ise sekonder infertilite şüphesi üzerinde durulur. Ayrıca 35 yaş ve altındaki kadınlar için bu süre 1 yıl iken 35 yaş üstü kadınlarda 6 ay, 40 yaş üstündeki kadınlar için ise 3 ay olarak kabul edilir. Sekonder infertilite şüphesinden sonra ise tanının konulabilmesi için hem erkek hem de kadın çeşitli muayenelerden geçer ve bazı önemli testler uygulanır. Böylelikle kesi tanıyı koyabilmek için öncelikli olarak gebeliğin neden doğal yollar ile tekrar oluşmadığının cevabı aranır. Kadınlarda genellikle ilk değerlendirilmeye alınan yumurta sayısı, yumurtalıklar, rahim ve fallop tüpleridir. Çünkü bu kısımlar gebeliğin oluşmasında son derece önemli olan kısımlardır. Erkeklerde ise öncelikli olarak erkek üreme hücresi olan sperm hücreleri ve erkek üreme organları kontrol edilir. Bütün bu değerlendirmeler sonucunda ise sekonder infertiliteye neden olan durum belirlenerek tanı konur. 

Tanı konduktan sonra ise infertiliteye neden olan duruma göre tedavi yöntemi ve tedavi planlaması oluşturulur. Uygulanan tedavi, sekonder infertiliteye neden olan duruma göre kişiden kişiye değişkenlik gösterebilmektedir. Bazı tedavi yöntemlerinde ilaçlar yeterli olurken bazılarında ise duruma göre cerrahi müdahale söz konusu olabilir. Ayrıca tüp bebek tedavisi ve aşılama tedavisi gibi yardımcı üreme teknikleri de infertilite tanısı alan çiftlerin bebek sahibi olmasına yardımcı olmaktadır. 

Kalem Bebek ekibi olarak bu yazımızda “sekonder infertilite” konusu hakkında en çok merak edilen ve araştırılan konular ile ilgili detaylı bilgiler vermeye çalıştık. Tüp bebek tedavi süreci ve sekonder infertilite konusunda daha detaylı bilgi alabilmek için buraya tıklayarak internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Paylaş :