Hamile Kalmak İçin Yaş Neden Önemlidir?

Bir sorunuz mu var?

Uzmanlarımız aklınızdaki soruları yanıtlamaktan mutluluk duyar.

Maalesef, “biyolojik saat” sadece bir efsane değil. 30 yaşından sonra, çoğu kadın için doğurganlıkta azalma başlıyor. 

Biyolojik saati anlamak, bireylerin ve çiftlerin bilinçli olarak kararlar almalarına yardımcı olabilir. Çiftlerin ne zaman aile kurmak istediklerine dair birbirleri ile iletişim kurmaları önemlidir. 

Yaş ve İnfertilite

Hamile kalmaya çalışırken, bir kadının yumurtalarının kalitesi büyük önem taşır. Ortalama olarak, 35 yaşından sonra, yumurta kalitesi ve miktarı her kadında azalmaya başlar. Bu gerileme 40 yaşından sonra daha da hızlı gerçekleşir. Kadında yumurtaların sayı ve kalitesi düştükçe gebe kalmak zorlaşır, düşük riski artar. 

Dikkate alınacak faktörler aşağıda yer almaktadır:

  • Otuz yaşından sonra yumurtaların % 12’si bebek olma potansiyeline sahiptir. 
  • Düşük yapma şansı yirmili yaşlarındaki kadınlar için % 10’dan azdır. Bu oran 45 yaş üstü kadınlar için% 90’a kadar yükselir.
  • 25-35 yaş sağlıklı bir gebelik için en uygun zamandır.

Bir kadın yaşlandıkça, sahip olduğu yumurta sayısı sürekli olarak azalır. Doğum kontrol hapı kullanıp kullanmadığına veya gebe olup olmadığına bakılmaksızın her ay yüzlerce yumurta kaybedilir. 

Tavsiyeler:

  • 35 yaşın altındaki kadınlar gebe kalmak için  1 yıl denedikten sonra bir değerlendirme için uzmana başvurmalıdır. 
  • 35-39 yaşlarındaki kadınlar 6 ay gebe kalmaya çalıştıktan sonra bir değerlendirme için uzmana başvurmalıdır.
  • 40 yaş ve üstü kadınlar en kısa zamanda bir değerlendirme için uzmana başvurmalıdır.

Bir kadın 40 yaşındayken, daha az sayıda yumurta olması nedeniyle hamile kalma şansı büyük ölçüde azalır. Yaş ilerledikçe yumurtaların kalitesi de azalır.

Yumurta kalitesindeki bu azalma normal döllenme olasılığını da azaltır. Ayrıca düşük yapma ve kromozomal bozukluk oranları artar. 

Her hasta kendine özeldir.

 Her hastanın kendi kişisel yolculuğu ve  her vakanın kendi zorlukları vardır. Bir kişi için tedavi protokolü, genellikle başka bir hastanınkinden çok farklı olacaktır. 

Bunun için, tanıdan tedaviye kişiselleştirilmiş testler ve tedaviler kullanıyoruz. Böylelikle hastalarımızın akıllı seçimler yapmasına ve olumlu sonuçlar elde etmesine yardımcı oluyoruz. 

Ebeveyn olma hayalinizi gerçekleştirmenize yardımcı olabilecek test ve teknolojilerden  küçük bir kısmı aşağıda sizin için özetledik. 

Yumurta Miktarını Ölçen Testler

Hem laboratuarda kan testleriyle  hormonal ölçüm yaparak, hem de ultrasonda yumurta sayısını hesaplayarak  yumurtalık rezervini belirliyoruz.

Folikül Uyarıcı Hormon (FSH), anti Mullerian Hormonu (AMH) ve ultrason, yumurtalık rezerviniz / yumurta kaynağınız hakkında bize doğru bilgiler sağlıyor. Yumurta miktarını ölçen bu testleri adetinizin 2. veya 3. günü gerçekleştiriyoruz. 

Yumurta Kalitesi ve Genetik Testi

Daha önce belirttiğimiz gibi, bir kadının yumurtasının kalitesi düşmeye başladığında, embriyolarda kromozomal anormallik riski de artıyor. 30’lu yaşların sonlarında ve 40 yaşın üstündeki kadınlar için yumurtalık rezervinde kalan yumurtaların kalitesi nedeniyle kromozomal anormallik riski daha yüksek. Tedaviden önce yumurta kalitesini belirleyemesek de, yaş bu konuda önemli bir belirleyici.

Tüp bebek işlemi sırasında, embriyo rahim içine transfer edilmeden önce bir genetik test yaparak embriyo kalitesini tahmin edebiliyoruz. Bu, kromozomal olarak normal embriyoları seçmemize yardımcı oluyor. 

PGS (preimplantasyon genetik tarama), en yüksek başarı şansına sahip embriyoları seçer. Bu teknoloji özellikle ileri yaştaki kadınlar veya  düşük yapmış kadınlar için çok önemlidir.

Yazımızda sizler için “hamile kalmak için yaş neden önemlidir” konusunu ele aldık. Gebelik, tüp bebek ve kadın hastalıkları konusunda daha fazla bilgi almak için blog sayfamızı ziyaret edin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir